摘要:Vahye dayanan hukuklar arasında yer alan İslâm hukukuna umûmî olarak ” Fıkıh ” ismi verilir. Bu ilimle meşgul olana da "Fakîh” denilir ki,çokluk şekli "Fukahâ’dır. "İslâm Hukuku" terimi garbh müsteşriklerin bütün müslüman milletlere şâmil olmak üzere kullandıkları bir terim olup,müslüman milletlerin hukuk târihinde görülen hukukî terimlerin tekâmülüne uymamaktadır. İslâm Dininin din ve dünyâ işlerini tedvir için bütün müslümanlara şâmil olmak üzere ortaya koyduğu Fıkıh,millî bir hukuk sistemi değildir. "Temelleri Medine hukukuna ulaşan,İslâm ruh ve düşüncesinin mahsûlü bulunan bu esaslar umumî hukuk kaideleri mâhiyetindedirler. Fıkıh,İslâm âlemine mensûb bütün hukukçuların,mütefekkirlerin çalışmalan sonucunda sistematik bir hâle getirilmiştir". (1) Bu cümlede belirtildiği gibi,fıkıh kelimesi Garb hukûkçulan tarafından kullanılan "İslâm Hukuku” teriminden daha şumüllüdür. Sonradan ortaya çıkan bu ikinci terim,fıkıh ilminin yalnız bir yönüyle,fertler arası münâsebetlerin kaideleriyle meşgûl olur. Önce de belirtildiği gibi "Fıkıh”,Romalıların ’Turis Pru-dentia”sı gibi hem İlâhî hem de beşerî maslahatların ilmidir. "Rerum divinarum atque humanarum notitia” şeklinde (2),Mece/fe’nin ifadesiyle; "Nefsin leh Ve aleyhine olan husûsları bilmesi ilmine fıkıh denir”. Sonradan ortaya çıkan ve ancak garblılar arasında revaç gören "İslâm Hukuku” terimi fıkhın ibâdâ't,muamelât ve ukubât bahislerinden yalnız son ikisini içine alır,onunla meşgûl olur. Bugün umûmiyetle söz konusu terimin gerek doğu ve gerekse batıda yanlış olarak fıkıh terimine müterâdif olarak kullanıldığını,hattâ onun yerini aldığını görüyoruz. Yapılan incelemelerde de bu anlayışın hareket noktası sayılması ile karşılaşmaktayız.